Yıl, 1921.
Cumhuriyet’in ilan edilmesine iki yıl kala Kurtuluş Savaşı’nın
ortasında TBMM’nin açılışının birinci yıl dönümü… Başkent’te kutlamaların en ön
safında çocuklar yer aldı.
Bir yıl sonra 1923 yılında TBMM’nin açılışı bayram etkinlikleriyle kutlamaya başladığında heyecan tüm
Ankara’yı sarar ve kalabalık bahçelerden sokaklara taşar. O heyecana bir kez
daha çocuklar da ortak olur.
1929 yılında 23
Nisan Milli Bayram olarak değil, Çocuk Bayramı
olarak anılmaya başlar. 1935 yılında Millî Hâkimiyet Bayramı ile birleştirildi, adı Millî Hâkimiyet ve Çocuk Bayramı olarak değiştirildi.
1981 yılına gelindiğinde ise Millî Güvenlik Konseyi,
uygulama ile mevzuattaki farklılığı ortadan kaldırmak amacıyla bayramın adını
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak değiştirdi.
O günden beri de aynı isimle devam ediyor. Çocuklara özel ilan
edilen bayram dünya üzerinde başka yok.
1921’den bugünlere geldik, tehlikeli noktaya ulaştık.
Gelinen noktada çocukların açlığını ve can güvenliğini
konuşuyoruz. Şiddet hayatın her alanına sirayet etti,
cezasızlık kimi zaman "sıradanlaştı". Sosyal medyanın arka bahçesindeki derin bataklık pırıl
pırıl yüzleri etkisi altına aldı, aldıkça da dibe batırdı.
Bununla da kalmadı.
2013 yılından bugüne kadar 852 çocuk işçi Türkiye’de
hayatını kaybetti. Uyuşturucu kullanımı 10 yaşına kadar düştü, Amatem’e başvuru
yapanların yüzde 12,1’i 0-19 yaş arasında oluşuyor. 2024 yılında 211 bin 940
çocuk hakkında suç dosyası oluşturuldu, 43 bin 128’i hakkında hapis cezası verildi.
2025 yılında 478 çocuk cinayete karıştı.
Yüzde 36’sının ailesi yoksulluk sınırında yaşıyor.
Daha beterini yazayım!
23 Nisan’a bir hafta kala Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu
Türkiye Cumhuriyeti topraklarında çocuklar bir çocuk tarafından okulda öldürüldü.
Mustafa Kemal’in “Küçük hanımlar, küçük beyler… Sizler
hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak
olan sizlersiniz” dediği çocuklar bu hale geldi.
Dünyada çocuklara özel tek bayram hediye eden Türkiye
Cumhuriyeti’nde çocuklar uyuşturucu bataklığına ve suça sürüklendi. Bunlar yaşanırken
kimse sorumluluk almadı. Geçmişteki olaylarda olduğu gibi sorumluların yüzü yine kızarmadı, bir şey yokmuş gibi yola devam ettiler.
1920’lerden bugüne geldiğimizde 106 yılda çocukları
kaybettik.
Ama yine de her şeye rağmen bayram bayramdır.
Kutlayın, inadına kutlayın ve her şeye rağmen sımsıkı sarılın hayata.
Küçük hanımlar ve
küçük beyler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nız kutlu olsun.