Uzun bir yıl oldu.
Yargılamalar, ekonomik krizler, işçi ölümleri, şehitler, kavgalar, cinayetler…
Bakanlık yılın kelimesini “Dijital vicdan”olarak seçti. Ama görüyorum ki, su gibi akıp giden zaman içerisinde Türkiye defalarca vicdani sınavlarla karşı karşıya geldi. Maalesef bu sınavların büyük bölümü başarısız oldu. Neyse ki Fatih Altaylı sert, yoğun,yorucu ve iyi haberin olmadığı günlerde bir nebze içimize su serpti.
Ancak, IŞİD terör örgütü ve emniyet ekiplerinin çatışması sonucu 3 polisin şehit olmasıyla Altaylı’nın tahliyesinin aynı güne denk gelmesi buruk bir sevince yol açtı.
Sadece o da değil!
Kocaeli’de gazeteci Cihat Polat 10 Ocak’tan beri yargılanıyor.
Berat talep eden savcı son duruşmaya bir gün kala değişti. Suç bulunamıyor, dava sürünceme ediliyor. Altaylı’da Polat’ta da aslında gazetecilik yargılanıyor. Hep diyorum; gazetecilik suç değildir.
Bu kadar sert geçen yıl içerisinde ne çalışan ne de emekli rahat etti. 28 bin lirayla asgari ücretlinin üzerine benzin döküldü, çakmağı kim ne zaman atacak diye bekliyoruz. Emekliyi demiyorum bile.
Kartalkaya ile başladığımız yıla IŞİD’le, uyuşturucu haberleriyle, yargılamalarla veda ediyoruz.
Bir iki cümle de Haber Evi için yazayım.
Hem benim yoğunluğum hem de Mehmet’in askerlik işleri nedeniyle çok aksattık; biliyorum. Yeni yılda en azından yazılarla da olsa diri tutmak için elimizden geleni yapacağız.
2026 sağlık, huzur ve mutluluk getirsin. Herkese mutlu yıllar.
