Buraya en son yazdığım yazının üzerinden 3 ay geçmiş.
3 ay Türkiye için çok uzun bir zaman.
Neler olmadı ki memlekette?
Belediye başkanları tutuklandı, kamuoyunun yakından tanıdığı
isimlere dalga dalga operasyonlar yapıldı, bakanlar değişti, herkesin merakla
beklediği İBB davası başladı, cinayetler işlendi. Yetmedi burnumuzun dibinde
savaş çıktı ve zaten ip üstünde giden ekonomi daha da kötüleşti. Akaryakıta,
doğalgaza, elektriğe zam geldi. O zamlar her şeyi tetikledi. Gıdada, giyimde,
ulaşımda fiyatlar yükseldi. Sadece emeklinin, asgari ücretlinin maaşı artmadı.
Çiftçi üretemez, patronlar büyüyemez, işçiler geçinemez hale düştü.
Merkez Bankası ‘Benden bu kadar’ deyip, topu Hazine ve
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a attı. Bunlar
yaşanırken TÜİK tam da yılın ortasına doğru gidildiği sırada -üstelik savaş da
varken- yüzde 1,94 enflasyon açıkladı.
Tüm bunlar yaşanırken Türkiye A Milli Futbol Takımı FİFA 2026
Dünya Kupası için katılım biletini aldı, Türkiye 5G teknolojisiyle tanıştı.
Ben mi?
Aynıydım!
Sadece biraz kilo verdim, belki biraz daha saçlarım beyazladı.
Günün sonunda özledim burayı. Köşemi. Yazmayı özledim. Yazacağız ve birlikte
beyin fırtınası yapacağız. Bıraktığım yerden, siyasetten başlayacağım.
CHP’nin ara seçim meselesi!
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey 2019 yılındaki
yerel seçimlerde aday olduğunda az bir farkla kaybetmişti. O tarihten berri de
Bozbey’in Bursa Büyükşehir adaylığına kesin gözüyle bakılıyordu. Günler ayları
izledi, aylar yılları takip etti ve sonunda Mustafa Bozbey 31 Mart 2024
tarihindeki yerel seçimlerde bir kez daha CHP’den Bursa Büyükşehir Belediye
Başkan Adayı oldu. Ancak, bu kez yüzde 47,62 oy alarak kazandı.
Bozbey’in kazanmasından kısa bir süre sonra kamuoyunda akrabalarını
ve yakın çevresini işe aldığı yönünde iddialar gündeme geldi. Bozbey, iddiaların
gölgesinde Marmara Belediyeler Birliği Başkanlığı için aday olmuştu. İddiaların
gölgesindeki bir başkanın seçilmesine şaşırmıştım. Aradan uzun bir zaman geçti
ve Bozbey, CHP’li belediye başkanlarına yapılan operasyon halkasına eklendi. Bozbey, Bursa Cumhuriyet
Başsavcılığı’nın ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve uç işlemek amacı
ile kurulan örgüte üye olma’, ‘Rüşvet’ ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı
değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma’ iddialarıyla 31 Mart’ta gözaltına
alındı, 4 Nisan’da da tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bozbey’in tutuklanmasından sonra meclis çoğunluğunun Akp’de
olduğu Bursa Büyükşehir’de seçim yapıldı. CHP’nin aday çıkarmadığı seçimi Akp’li
Şahin Biba aldı. Bozbey’in gözaltına alınmasından sonra CHP Genel Başkanı Özgür
Özel, masaya ara seçimi koydu.
Özel, muhalefetin kucağına bir nevi “bomba” bıraktı.
Parti turlarına başlayıp; ilk ziyareti Dem Parti’ye yaptı.
Bunun özel bir nedeni vardı. Yürütülen sürecin gölgesinde bir nevi markaj yapmaktı.
Dem Parti reddetti, gündeminde süreç olduğunu söyledi.
Sonrasında hayatın her alanında ciddi sorunlar varken pasif
agresif performans ortaya koyan İyi Parti’ye, cezaevindeki milletvekili Can
Atalay’ı kim bilir unutan Tip’e gitti. Eriyen ve bunun sonucunda Ak Parti’ye
vekil gönderen Gelecek Partisi’ne gitti. Bu hafta da turu devam edecek. Özel,
ziyaretlerde ara seçime destek istedi.
Heyhat!
Bunun için vekillerin istifası da gerekebilir. Başta kendi
milletvekilleri olmak üzere diğer siyasi partilerin vekilleri istifası olacak
mı? Bu sorunun cevabını merak ediyorum. Zira kolay değil. Alınan maaşları,
sağlanan imkanları geçtim bazı isimlerin seçilememe ihtimali var. Durum buyken diğer siyasi partilerin ‘Seçime
hazırız’ söyleminin eyleme ne kadar dönüşüp dönmeyeceği muamma.
Bakınız.
Çok büyük bir risk alıyor Özgür Özel. Eğer ara seçim formülü
uygulanırsa kazanma ihtimali de kaybetme ihtimali de yüksek. Özgür Özel,
kaybetmesi halinde bırakacağını dahi söyledi. Ancak kazanması halinde işin rengi
değişebilir! En temelde hükümetin güvenoyu ihtiyacına, piyasaların her iki
durumda da etkilenmesi yol açacaktır. Yapılır mı, yapılmaz mı bekleyip göreceğiz
ama ara seçim bizi daha çok konuşturacak.