31 Mart Türkiye için tarihi bir akşam oldu. Cumhuriyet Halk Partisi neredeyse yarım asra yakın bir süre sonra ilk kez birinci parti olurken, AK Parti ise kuruluşundan berri ilk kez ikinci parti konumuna düştü. Sadece AK Parti ya da CHP kazandı veya kaybetmedi. Kaybeden çok oldu. Siyasi partiler bütününde yeni kurulan partilerin neredeyse tamamı sıfır çekti.
Elbette ki bunlar detaylandırılacak ve gerek siyasiler gerekse
akademik camia ile basın camiası bunun yönlerini ele alacaktır. Ben de elimden
geldiğince, dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Kaybedenler üzerine
konuşacağız.
İşin kazanına yani CHP’ye bakarsak filmi biraz geriye sarmakta
fayda var. Cumhuriyet Halk Partisi’nde Kasım ayında yaşanan değişimin bu sonuca
etkisi önemli bir etken oldu. Bunu söyleme sebebim şu; CHP seçmeni Mayıs 2023’ten
sonra partisine küstü, sandığa gitmek, oy vermek veya bir kazanım beklemek
tatmin etmezdi. Değişim şarttı. Olmamıştı ve olmuyordu. Yaşanan değişim, CHP tabanını
yeniden sandığa ikna etmiş görünüyor ancak sadece buna mı, yoksa oyların
artışına da etki etti mi bunu zaman gösterecek.
CHP şunu bilmeli bugün ortaya çıkan sonucun yüzde 25’lik dilimi
dışında kalanın tamamı ya da tamamı olmasa dahi tamamına yakını emanet oy. Bunu
demek: Kısacası 2028’de gidebilir demek. CHP bunu iyi okumalı, iyi analiz etmeli
ve eğer kazanmaktan yanaysa belediyeleri çok iyi çalışmak zorunda. Ancak
belediyelerin çok iyi çalışmak da yeterli değil; zira parti örgütü olmadan bir
başarı sağlamak imkansız gibi bir şey. İçindeki problemleri, çatlak sesleri
halletmek durumunda.
Parti şunu iyi bilmeli;
Ortada bir başarı var ancak bu CHP’nin çok başarılı bir
çalışma süreci yönettiğinden değil, Ak partinin yanlış politikaları, ekonomik
tablonun artık her geçen dakika ağırlaşması bu sonucu doğurdu. Filmi geriye
sararsak görebiliriz. Kimi partililer kendi partisinin kaybetmesi için televizyonlarda,
gazetelerde, sosyal medyada her gün ya yeni bir açıklama ya da yeni bir
paylaşım… CHP seçime bir belirsizliğin içerisinde girdi. Bana sorarsanız parti,
bunu beklemiyordu. Ne bu kadar iyi bir oy oranını ne de bu kadar çok
belediyeyi.
Emanet oyların yanı sıra özellikle Ankara’da Mansur Yavaş’ın
sergilediği yoksulluğa karşı mücadelenin bu seçimde etkili olduğunu düşünüyorum.
Bakınız. İnsanlar aç durumda. Markete gitmeye, pazara çıkmaya korkar hale
geldi. Önümüz bayram eskiden kim gelecek ve ne yapılacak diye düşünen vatandaş,
şimdi gelmesinler diye bakıyor. Çünkü mutfak yangın yeri resmen kan ağlıyor.
Emekliyi, genci, işsizi onları demiyorum bile…
Cumhuriyet Halk Partisi önemli bir fırsatı eline geçirmiş
durumda. Bunu iyi kullanmak, iyi analiz etmek ve bu oyların birer “emanet oy” olduğunu
bilerek hareket etmek zorunda. Bugün her ne kadar yüzde 37 oy almış gibi görünse
de bunu yüzde 25 bilip, ona göre çalışmalı. Zira eğer bir erken seçim olmazsa 4 5 yıl boyunca önünde ikna etmesi gereken yüzde 25’ten fazla bir seçmen grubu var.
