Gelir İdaresi Başkanlığı, geçtiğimiz günlerde 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait gelir ve kurumlar vergisi rekortmenlerini açıkladı. Ancak dikkat çeken bir detay, vergi rekortmenlerinin yüzde 75'inin isimlerinin gizli tutulmasıydı. 2022 yılında 100 gelir vergisi rekortmeninden sadece 24'ünün ismi açıklanırken, 76'sının kimliği bilinmiyor. Bu durum, daha önceki yıllarda olduğu gibi rekortmenlerin isimlerinin gizli tutulmasının giderek arttığına işaret ediyor.
Ozan Gündoğdu'nun bir yazısında belirttiğine göre, vergi rekortmenleri listesi eskiden ödül törenleri düzenlenen ve isimleri gizli kalmayan bir etkinlikti. Ancak son yıllarda, pek çok mükellefin ismini açıklamak istememesi nedeniyle bu listelerin büyük bir kısmı "bilinmiyor" olarak yayımlandı. Yazar, Türkiye'de para kazananların artık kazandıklarıyla iftihar edemedikleri bir döneme girildiğini vurguluyor.
Özellikle dikkat çeken isimlerden biri, hem 2021 hem de 2022 yılında vergi şampiyonu olan Baykar Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Selçuk Bayraktar oldu. Ancak listeye giren birçok ismin kimliği gizli tutulduğu için, vergi rekortmenlerinin genel profilini anlamak ve geçmiş yıllarla karşılaştırmak zorlaşıyor.
Gündoğdu, 2002 yılından itibaren vergi rekortmenlerinin isimlerinin gizli tutulma eğiliminde bir artış olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle 2019 yılında 100 rekortmenin 68'inin isminin açıklanmamasını istemesi, kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu.
Ayrıca, kurumlar vergisi rekortmenleri listesinde de benzer bir durumun yaşandığına değiniliyor. 2022 listesinin ilk beş sırasında ismi açıklanmayan şirketlerin bulunması, bu alandaki rekabetin ve gizliliğin arttığına işaret ediyor.
Yazar, Ziraat Bankası ve Merkez Bankası gibi önemli kurumların isimlerinin listede yer almamasının dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Bu durum, Türkiye'deki şirketlerin artık kazançlarıyla övünmek istememelerinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Sonuç olarak, vergi rekortmenleri listelerinin açıklanmasında yaşanan bu gizlilik eğilimi, Türkiye'deki iş dünyasında ve vergi sistemine duyulan güvenin azaldığını gösteriyor. Para kazananların artık kazandıklarıyla övünmek istememeleri, vergi rekortmenliği unvanının da eskisi kadar prestijli olmadığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye'de ekonomik ve sosyal dinamiklerin değiştiği bir sürecin yansıması olabilir.
