Kocaeli’de Kadın Platformları Milli Eğitim Bakanı Yusuf
Tekin’in açıklamalarıyla ilgili yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Platform
düzenlediği basın toplantısında Tekin’in açıklamalarının cinsiyetçiliği
pekiştirdiklerini iddia etti.
Kocaeli Kadın Platformu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıklamalarına dair İzmit’teki yürüyüş yolunda yürüyüş gerçekleştirirken yürüyüşün ardından yaptıkları basın açıklamasında Bakan Tekin’in açıklamalarıyla ilgili “Bakanın önerdiği yol cinsiyetçiliği pekiştirmek anlamına geliyor” dedi.
Kocaeli’de bugün düzenlenen yürüyüşün ardından Kadın Platformları düzenledikleri basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’İn bir canlı yayında söz ettiği sözlerle ilgili olarak; “Ailelerin kız çocuklarını okula göndermediğinden bahseden bakan da biliyor ki çocukların zorunlu eğitimi almasını sağlamak devletin görevi” ifadelerini kullandı.
“1,5 MİLYONDAN FAZLA KIZ ÇOCUĞU OKULLDAN UZAK”
Bakanlık verilerine göre geçen yıl 866
bin kız çocuğu okula gitmediğini, açık öğretimde okuyan kız çocuğu sayısının
ise 636 bin 270’ ulaştığını ifade eden Kocaeli Kadın Platformu açık öğretimde
okuyan ve okula gitmeyen kız çocukların da eklenmesiyle 1,5 milyondan fazla kız
çocuğunun okuldan uzakta olduğunu vurguladı. Platform sayıları işaret ederek
Tekin’e “Nerede bu kız çocukları? Ev içinde ya da dışında çalıştırılıyorlar mı?
Evlendirildiler mi?” “Eğitimden alıkonulan kız çocuklarını tespit edip devlet imkânlarıyla
duruma müdahale ettiniz mi? Bu sorulara
yanıt vermek ya da gerekçelerini ortadan kaldırmak yerine kız çocuklarının
eğitimden uzaklaştırıldığı gerçeği karşısında bakanın önerdiği yol buna neden
olan cinsiyetçiliği pekiştirmek anlamına geliyor. Kadınların, kız çocuklarının
en temel haklarının gaspını hedefleyen iktidar eğitimi bir araç olarak
kullanıyor” sözlerine yer verdi.
Kocaeli
Kadın Platformu’nun açıklamalarından satır başları;
Eğitim sisteminin dini kural ve
referanslara göre biçimlendirme uygulamalarına uzun süre önce başlayan AKP,
seçimlerden hemen sonra buna hız verdi. 2021 yılında ortaokullarda, Nisan
2023 itibariyle de ilkokul ve liseleri de kapsayacak şekilde uygulamaya
başlanmış başlatılan ÇEDES projesi ile devlet
okullarına imam atanmaya başlandı. İmam atamayı şimdilik tercih etmedikleri
özel okullar ve kolejler ise neoliberal politikaların ısrarlı tahribatıyla ticarethaneye
dönüştü. İktidar, beslenme götüremediği için sınıfta bayılan yoksul çocukların
okuduğu okullara “manevi değerler” eğitimi adı
altında atanan din görevlilerinin kadın ve LGBTİ+ düşmanlığını eğitim
aracılığıyla tüm topluma yaymak üzere görevlendirildiğini biliyoruz.
İstanbul’da devlet okullarının yaz aylarında dini eğitim için TÜGVA gibi kurumlara
tahsis edildiğini biliyoruz. İktidar kamusal kaynakları da aktararak tarikat ve
cemaatlerin eğitim mekanlarına çocukları mahkum etmeyi, tüm toplumu
islamcılıkla/dincilikle kuşatmayı, kamusal alanların tamamen cinsiyetlere göre
ayrılmasını hedefliyor.
Dertlerinin kız çocuklarının
okullaşmasını sağlamak olmadığını, AKP-MHP iktidarının ve gerici, kadın düşmanı
koalisyonun karma eğitime son verme hazırlığında olduğunu görüyoruz. Bugüne
kadar önce 4+4+4 eğitim sistemini getiren, karma düz liseleri bir bir kapatarak,
imam hatip lisesine çeviren, anadolu liselerini kız anadolu liselerine
çeviren, meslek liselerini cinsiyetçi kodlarla
kız-erkek olarak ayırarak, kadın üniversitelerini dile getiren iktidar şimdi de
ilkokuldan itibaren kız okullarından bahsediyor.
“2 BİN
CİVARINDA OKULDA MEDRESE MANTIĞI”
Bakanın ortaya attığı laf sonrasında
Büyük Birlik Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, HÜDA-PAR ve Eğitm Bir-Sen
cephesinden yapılan destek açıklamaları bunun öylesine boş bir laf olmadığını
ortaya koyuyor. Hâlihazırda eğitim birliğini bozacak şekilde cemaat ve
tarikatlara bağlı 2 bin civarında okul karma eğitimin üstünden atlanarak
medrese mantığıyla işletiliyor ve bakanlık tarafından buna göz yumuluyor. Hemen
seçimlerin ardından takvimine kız okulları gündemini alan iktidarın ortaklarına
vereceği payın pazarlığı sadece kamusal varlığımızın güvencesi laiklik değil,
aynı zamanda kız çocuklarının eğitim hakkı.
Bakanın meşrulaştırdığı “kız okulları”
talebinin ardındaki korku;, kız ve erkek çocuklarının, akranlar
olarak birbirleriyle ilişki kurması. Çocukların birbirine cinsiyet sınırıyla
yabancı yetişmesini sağlayarak kadın-erkek arasındaki eşitsizliği, iktidarın
fıtrat söylemini derinleştirmek istiyorlar. Bahsedilen ailelerin talebi şu: “Kız çocuklar erkek çocuklardan uzak
dursun, ta ki biz onları evlilik kurumuna hapsedene kadar”. Bakanın onayladığı
bu bakışın sonucunda iddia edildiği gibi kız çocuklarının okula gidişinde artış
olmayacak, erkek egemenliği, baskı ve sömürüsü normalleştirilecek.
“BİZ
KADINLAR EN FAZLA TANIDIĞIMIZ ERKEKLER TARAFINDAN ŞİDDETE UĞRUYORUZ”
İktidar ve kadın düşmanı, gerici
koalisyonu biz kadınların ve kız çocuklarının evlerimizde ve kamusal alanda,
sokaklarda, okullarda, üniversitelerde, hayatın her alanında erkek şiddeti
karşısında yaşam kalım savaşına körük atıyor. Konserleri yasaklarken, kadın
hastaneleri, kadın üniversiteleri, kız okulları diye tuttururken bu hayatta
kalma savaşımızda kendilerince kurdukları korunaklı alanlar hayatımızı her gün
daha fazla kuşatma altına alan gerici ve kadın düşmanı bir pazarlık.
Hatırlatmak isteriz, biz kadınlar en çok aynı evde yaşadığımız tanıdığımız
erkekler tarafından şiddete maruz bırakılıyoruz ya da katlediliyoruz. Model
aldıkları cemaat-tarikat eğitim modeli kamu denetiminin uzağında çocukların
istismar edildiği, erken yaşta evliliğe zorlandığı ve “bir kereden bir şey
olmaz” diyerek iktidar tarafından ortak olunan, susulan bir kuşatma.
Hayatlarımızın ve haklarımızın ittifak masalarında ya da meclis aritmetiğinde
pazarlık payı olmasına izin vermeyeceğiz.
Biz kadınlar tırnaklarımızla kazıyarak kazandığımız tüm haklarımız gibi eğitim hakkımıza da göz dikenlerin yakasındayız. İktidarın eğitimi dini kural ve referanslarla biçimlendirme uygulamalarını kadınlar olarak kabul etmiyoruz. Okulların kız ve erkek olarak ayrılmasına izin vermemek adına buradayız. Kız çocuklarını evlere, ailelere, anneliğe sıkıştırmanıza izin vermeyeceğiz. Kadınları kamusal alanlardan dışlamaya çalışan iktidara karşı okulları, sokakları, meydanları terk etmiyoruz.
