Türkiye Sokak Çocukları Vakfı Genel Başkanı Yusuf Ahmet
Kulca Gazeteci Aziz Muhammet Ulubaş’a konuştu. Türkiye’deki sokak çocuklarından aile
eğitimine, kreşlerden çocuk çevrelerine, gençlerin durumundan Türkiye’deki aile
yapısına kadar her şey masaya yatırıldı.
Türkiye Sokak Çocukları Vakfı 25 yıl önce kuruldu, vakfın
amacı sokaklardaki çocuklara destek olmak. 1994’lü yıllarda devlet, çocuklara
fazla sahip çıkmıyordu. 1997 yılından sonra bu durum düzeldi, Çocukları Koruma
Kanunu çıkartıldı.
Gençler İçin de Harekete
Geçme Zamanı
Türkiye Sokak Çocukları Vakfı olarak bizim 2274 metrekarelik
bir arsamız oldu. Buraya 18 yaş üzerinde sokakta kalan, çalışan ve okuyan
gençler için 150 yataklı, konferans salonu, restorandı, yüzme havuzlu bir
barınma ortamı oluşturma amacındayız. Sürekli Kermes Projesi ile de bozulmuş
teknolojik malzemeleri alıp ustalar ve gençlerle beraber onları tamir edip hem
gençlere bir iş sağlamak hem de onları satarak gençlerin maddi imkânlarını
sağlama amacındayız. Bu sadece teknolojik aletler için değil aynı zamanda
mobilyalar için de geçerli. Vakıf, bağışlarla da ayakta kalmaya çalışıyor.
Gençlik Polisi
Türkiye’de bugün 18 yaş sorunu bulunmakta. 18 yaşına kadar
bakılıyor, sonrasında ise gençler bırakılıyor. Gençliği Koruma Kanunu adında
taslak hazırlayıp gençleri korumalıyız. Bugün, nasıl ki çocuk polisi varsa
gençlik polisi de olmalı. Gençleri anlayan, dinleyen, sorunlarıyla mücadele
eden ekipler devreye girmeli. Avrupa’da gençlik polisi var ama çocuk polisi
yok. Bizde ise durum tam tersi çocuk polisi var, gençlik polisi yok. Oysa bizim
her ikisinde de ihtiyacımız var.
Çocukların Sokaklarda
Olmasında Ekonomik Sorunlar ve Eğitim Ön Planda
Türkiye’de sokakta bulunan yüzlerce, binlerce çocuk var. Bu
durumu etkileyen faktörler arasında; işsizlik, ekonomik sorun, çocukların
eğitim sorunu, ailenin eğitimsizliği, yeniden evlenmeler en çok öne çıkıyor.
Yeniden evlenmelerin ön plana çıkmasındaki temel sebep, aile mahkemeleri
genelde çocukları veya çocuğu anneye veriyor, bir kadının evlenip ardından bir
şekilde boşanması, maddi durumunun yeterli olmaması ve bunun sonucunda başka
bir erkekle evlenmesiyle birlikte dünyaya yeni gelen çocuk ya da çocuklar. Bu
durum karşısında da kimi aileler çocuklarını halkın da çocuklara karşı olan merhametini
bildiği için sokağa bırakıyor.
Aile mahkemelerinin vereceği kararla boşanmalar olduğu zaman
maddi durumu yetersiz olan kişilere elektrik, su, doğal gaz gibi faturaların
ödenmesi isteyebilir. Böyle olursa evlenmeler azalabilir ve çocuklar sokağa
terk edilmez.
Annelik Baba İzin
İstemeli
Anne babanın durumu bir çocuğun gelişimi açısından çok önemli
bir noktada bulunuyor. Özellikle 0-3 yaş arasında ailelerin yaşadığı tramvalar,
olaylar çocukların gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. Çocuk eğitimleri
cazipleştirilmeli. Türkiye’de cinsel eğitim verilmiyor, bir anne baba 2,5
yaşından itibaren çocuğundan vücudu konusunda izin istemeli, böylelikle
çocuklar vücutlarının değerli olduğunu, kendisi istemeden kim olursa olsun
dokunulmayacağını anlar. Çocuklar arasında ayrımcılık asla olmamalı. Çünkü her
şey ailede başlıyor.
Çocukların Geleceği
Şansa ve Tesadüfe Bırakılamaz
Erken yaştaki evlilikler konusunda ülkemizin ciddi sorunları
var. Özellikle bugün bile başlık parası hala daha mevcut var bu kesinlikle
reddedilmeli. Çocuklar için seferberlik yapılmalı, farkındalık yaratılmalı.
Bugün, bizim toplumsal duyarlılığımız azaldı, çocuk yaştaki evliliklerin önünü
kesmek için ciddi bir eğitime ihtiyacımız var. Orta yaştaki çocuklar çok iyi
yetiştirilmelidir.
Çocuklar Ucuz İş
Gücünden Dolayı Tercih Ediliyor
Dünya’da 2019 yılının Nisan ayına göre toplam 152 milyon
çocuk çalışıyor ve bunların 73 milyonu tehlikeli işlerde çalışıyorlar.
Türkiye’de ise yine aynı tarihe göre 2 milyon çocuk çalışmakta ve her 10
çocuktan 8’inin sosyal güvencesi yok. Çocukların çalıştırılmasındaki en önemli
faktör ucuz iş gücünün olması. Çocuklar çalıştırıldığı zaman eğitiminden
uzaklaşıyor. Eğer, çocuklar okuyamayacak durumda ise çıraklık okulları
yaygınlaştırılmalı. Türkiye’deki ara eleman sorunu yapılandırılmalı, işi öğrenene
kadar verilen para cazipleştirilebilir. Bugün, sokakta kalan çocukların yüzde
92 ‘si okuma yazma bilmiyor, yüzde 1’lik dilimde ise lise mezunları, lise
eğitimini yarıda bırakanlar; ortaokul mezunu ya da ortaokuldaki eğitim hayatını
bırakanlar bulunuyor.
Hayatın Müşterek
Olduğunu Kabul Etmeliyiz
Anne bir geleceğin mihenk taşındır. Aslında birçok şey anne
de başlar. Dolayısıyla da annenin eğitim durumu çocuk içi çok önemli bir nokta
bulunmaktadır. Ama bugün bakıldığında özellikle annelerin eğitimsizliği göze
çarpıyor. Toplumun, ataerkil ve baskıcı olması da bu durumu tetikliyor.
Türkiye’de kocayı kabul etsin, ona itaat etsin şeklinde anlayışlar var. Hayatın
müşterek olduğunu bizim kabul etmemiz gerekiyor. Anne eğitimi daha donanımlı
hale getirilmeli, eşit fırsat verilmeli, kadınlar cahil kalmamalı. Ama
özellikle anne ve baba adaylarına eğitim verilmeli.
Eğitimli Bir Geniş
Aile Olmalı
Türkiye’deki aile yapısına bakıldığında geniş aileler
parçalandı. Bunun temel sebebi, köylerden kentlere yapılan göçler oldu.
Çekirdek aileler yalnızlaştı, eğitimsiz aileler ortaya çıktı. Aileler
eğitilmeli. Bakıcıda kalan çocuklar yerine kreşler veya geniş aileler tercih
edilmelidir. Toplumlar çocuklara karşı hassas durumda. Çocuklar üzerinden rant
sağlanıyor. Devlet, çocukların geleceğini şansa bırakmamalı, kreşler,
anaokulları yaygınlaştırılmalı. Kreşler, yoksul ailelere ücretsiz olmalı,
belediyeler yoksul ailelere gitmeli, ziyaret etmeli.
Kadınların
Engellerini Erkekler Kaldırmalı
Türkiye’de 2019 yılında 474 kadın öldürüldü, kadın ve erkek
eşitliliğinden söz etmek mümkün değil. Kadınlara ne yazık ki bugün destek
verilmiyor. Burada en büyük engel aslında erkekler. Eşitlik için erkeklerin
engelleri kaldırması gerekiyor. Kadınlara inanmak, güvenmek gerekiyor. Bir
kadının otobüsü kullanacağını, taksi şoförlüğü yapabileceğini fark etmemiz
gerekiyor. Babalar kızlarının önünü açmalı.
Uzun Vadeli İnsan
Yetiştirmeliyiz
Devletin mahkûmlara ayırdığı
kadro var ama bu yeterli değil. Mahkûmları bizler yeniden kazanmalıyız, tekrar
onu eski hayatına döndürmemeliyiz. İş veriliyor ama parayı al, gelme deniyor.
Çözüm bu değil, kutuplaştırmamalı, birleştirmeliyiz. Toplumsal ayrımcılık
olmamalı. Evsizlerin sorunu düzeltilmeli, bu yönde çalışmalar yapılmalı. Ciddi
bir şekilde destek verilmeli. Türkiye uzun vadeli insan yetiştirmeli. Bir olayı
yapıldıktan sonra değil, yapılmadan bitirmeyi öğrenmeliyiz çünkü yapıldıktan
sonra geri dönüşü olmayabiliyor.
Çocuklar Suça Teşvik Ediliyor
Çocuklar suç işlemiyor, suça
teşvik ediliyor. Bunun olmaması için dayanışma gücünün artırılması, iyi
iletişim kurulması ve eğitimli geniş ailelerin olması gerekiyor. Güven
duygusunun yeniden kazanmamız gerekiyor. İnsanlar artık güvenmiyor. İnternet
ortamı güveni yıktı. İnternet, bizleri robotlaştırdı.
